Sabah Notları - 110526
Bundan 2-3 ay önce yapay zeka harcamaları çok aşırı boyutlara geldi diyerek bu harcamaların gelire dönüştürülemeyeceğinden korkan piyasa yapay zeka, veri merkezi gibi temaları yarınlar yokmuşçasına satmıştı. Oysa şimdi teknoloji, elektronik ve yapay zeka destekli ürünler üzerine kurulu Güney Kore ve Tayvan borsalarını arkasından kovalayan varmışçasına alıyorlar. Kore borsasında yine elektronik sistem üreticileri, batarya üreticileri gibi kıymetler günün en çok alıcı bulanları. Avrupa ve ABD seansında da benzer sektörlerde alışlar görmeyi bekleyebiliriz.
Geçen hafta süper aşırı alım bölgelerine gelen yarı iletkenlerdeki düşüncem ne yazık ki aktive olmadı ve sadece 1 günlük geri çekilmeden sonra yoluna devam etmiş gibi görünüyor. Henüz düzeltme için bir görünüm yok ama yakında bir neden bulup piyasayı satacakları yönündeki beklentim devam ediyor. Daha önce de söylediğim gibi güçlü bir satıştan ziyade oldukça kısa ömürlü ve derinleşmeyen bir hareket olacaktır. O sırada pozisyon eklemekte fayda olacak.
Savaş cephesinde ise nükleer maddelerde anlaşmazlık var. İran çalışmaları tamamen terk etmek istemezken ABD’de bu konuda diretiyor. Yani daha önce bahsini ettiğim taban tabana zıt koşullar peşinde koşma durumu hala geçerli. Anlaşmanın gelişimini kademeli bir anlaşma olarak değerlendiriyorum; ilk önce Hürmüz’ün açılması konusunda bir anlaşmaya varılabileceğini ve sonrasında uranyum zenginleştirmesi hakkında ikinci tur anlaşma yapılabileceğini tahmin ediyorum. Böyle bir senaryoda iyimserlik ortamının ilk turdan sonra devam etmesi beklenir. Eğer bu şekilde bir gerçekleşme olursa teknoloji, yapay zeka, petrol dışı enerji ve hatta gübrecilerde alışlar görebiliriz.
İlginç bir şekilde hisse senedi piyasalarında Asya savaş fiyatlaması yapmaz ve negatif haberlerden neredeyse hiç etkilenmezken ABD ve Avrupa endeks vadelileri hemen satış yapıyor. Ancak genel davranış artık piyasanın savaşı çok fazla fiyatlamadığı.
Diğer yandan anlaşmanın tıkanması ve Trump’ın İran’ın barış koşullarını kabul edilemez bulmasıyla birlikte petrol Asya açılışında yaklaşık $4’lık bir yukarı boşluk yaparak $98 bölgesinden açılış yaptı. Doğrusu artık bu tür sıçramaları piyasanın satış fırsatı olarak kullandığını düşünüyorum. Anlaşmada tekliflerin ne zaman havada uçuşacağını bilip de longa girmenin zamanlamasını yapmak pek zor. Ama sıçramanın ardından yakın takiple düşüşe yönelik pozisyon almak daha kolay. Daha mantıklı mı sorusunun cevabı biraz daha karışık ama bence shortlar, longlara göre daha uygulanabilir. Teknik seviye olarak 101-105’li seviyeler arası boğaların hız kesebileceği ve yerlerini alıcılara bırakabileceği bir bölge gibi duruyor.
Aylık petrol opsiyonları bu Perşembe bitiyor. Yaklaşık $4 milyar büyüklüğünde açık opsiyon pozisyonu var. Bütün vadelerdeki açık opsiyon pozisyonlarına göre put/call oranı 0.11. Yani her 11 put alımına karşılık 100 call alımı var. Buradaki bullish eğilimi görmemek imkansız. Ama 4 gün sonra bitecek opsiyonlarda sanki durum biraz daha farklı. Açık pozisyon sayısı açısından P/C oranı 1.28. Yani her 128 put pozisyonu için 100 call pozisyonu var. Burada ise bearish bir eğilim var. İlginç bir veri, hacim açısından ise rasyo 2.00, yani call opsiyonlarının 2 katı hacim put larda oluyor. Sanırım yukarıda yaptığım yönsel değerlendirmeyi destekliyor. Bu kontrat için option pain $80 seviyesinde çıkıyor. Bu durumda piyasa özel bir haber akışı olmadığı sürece fiyatı biraz daha aşağı sürüklemek isteyecektir. Ama bunun bir trend olduğunu düşünmemek lazım, sadece kısa süreli bir piyasa dinamiğidir.
Nitekim Bloomberg analistleri WTI petrol fiyatının $120 seviyesine kadar yükselebileceğini değerlendirmişler. Düşüncenin arkasındaki temel dayanak ham petrol ve refine ürünler stoklarının çok ciddi anlamda küresel bazda azaldığı ve tükenmek üzere olması. Çalışmaya göre Hürmüz krizinin 8 ay daha devam etmesi halinde stokların acil durum seviyelerine düşeceği belirtilmiş. Sadece ABD için aşağıdaki görsele baksak göreceğiz zaten, ABD bir süredir stratejik petrol rezervlerinden satış yapıyor. 2023’re SPR 0.345M seviyesine kadar gerilemişti ve bu işin başından bu yana en düşük seviyeydi. Şimdilerde ise 0.393M seviyesine kadar gerilemiş durumda.
Bu görsel de belli başlı ülkelerin mevcut stratejik petrol rezervlerini gösteriyor.
Biz burada hisse piyasalarına bakarak savaşın etkilerinin atlatıldığını düşünürken Pimco CIO’su savaş nedeniyle Fed’in bırakın faiz indirmeyi, faiz artırabileceğini ifade etti. Aslında bu yeni bir argüman değil, petrol fiyatının sıçramasıyla birlikte gündeme gelen bir konuydu. Zaten piyasanın bu konudaki yönsüzlüğünü swapçıların fiyatlamalarında da görüyoruz. Ekim 2026 itibarıyla swap fiyatlamaları faiz artırım yönünde ama büyüklük olarak 25 bps’e bile işaret etmiyor. Görülen en uzun vade olan 2027 Nisan toplantısı için bile sadece 10bps’lik bir artış fiyatlaması var ki temelde bu da 25 bps’e işaret etmez. Bu anlamda herkesin kendi modeline veya matematiksel olmasa bile algısına göre bekelntiler havada uçuşacaktır.
Benim açımdan ise her türlü hareket mümkün ve bir yön öngörmek hemen hemen imkansız. Yine de büyük sermayede 3-6 vadeli ABD tahvilleri parayı park etmek için oldukça iyi bir alternatif. Aşağıda görüleceği üzere son haftalarda uzun vadeli Amerikan kıymetlerinde olan volatilite kısa vadelerde hiç yok. SOFR piyasası da aynı şekilde. Eğer TR tahvilleri almayı tercih etmiyorsak ki bence rahatlıkla alınabilir, 3-6 ay vadeli ABD kıymetler parayı park edip vade sonunda da getirisini almak için son derece makul.
Aslına bakarsanız SOFR’dai bu hareketsizlik bana piyasanın faiz artırımı konusunda çok endişeli olmadığını düşündürüyor. Tabi ilerleyen zamanlarda enflasyon ne kadar şişer, bunu göreceğiz ama piyasa reaksiyonu olarak baktığımızda şimdilik endişe edecek bir durum görmüyorum.
Altın tarafında ise Çin’in rezervlerini artırdığına dair bir haber vardı. Aşağıdaki görselle anlatılan haberde Çin altın rezervlerini rekor seviyeye çıkartırken artık ülkelerin rezervlerindeki altın miktarının USD’den daha fazla olduğuna vurgu yapıldı.
Böyle bir kehanette bulunmak istemem, sadece yazarak düşünüyorum; eğer bu akım güçlenerek devam ederse altın işin sonunda bir para birimi haline gelir mi? Bu rezerv yapısı değişiminin nedeni acaba bir dünya savaşının kaçınılmaz olması mı? Şimdilik piyasada hiçbir etkisi olmayan bu haberi ve soruları geride bırakıyorum. Çünkü daha gerçekçi bir veri setine bakmak istiyorum. COT raporuna göre vadeli piyasada hala büyük spekülatörler pozisyon almıyorlar. Hem altın hem gümüşte dikkate değer bir pozisyon artışı göze çarpmıyor. Uzunca bir süredir paylaştığım üzere, vadeli kontratlarda spekülatör pozisyonları artmadıkça piyasa kalıcı bir hareket yapmayacaktır. Bu durumda elimize tek dinamik kalıyor; savaş hikayesinin temposu düştükçe altını alırlar, ortam ısındıkça da altını satacaklar. Bir süre bu dinamik piyasada etkin olacaktır. Bu tür durumlarda genellikle Iron Condor opsiyon stratejisi fena çalışmayabilir. Ancak volatilitenin çok artması çok bacaklı bu opsiyon yapısına iyi gelmez. Buna karşılık theta, yani geçen zaman bizim dostumuzdur.
Fiyatlara bakmadan çok basit bir örnek verirsem; altın kontratının $4685 dan geçtiği bir ortamda 4900C satıp 5000C alırsam, eş zamanlı olarak 4400P satıp 4300P alırsam, işin başında cebime kalan prim azami gelirim olur. Buna karşılık 4900/5000 veya 4400/4300 arasındaki bir kapanış benim için risk bölgesidir. Alt ve üst strike ların ötesindeki kapanışlarda ise artık edge li olduğum için zarar oluşmaz.
Pariteler de tıpkı altın gibi savaş haberleriyle çalkalanıp duruyor. Henüz güçlü bir yön piyasada etkisini göstermiş değil ama ben biraz daha zayıf dolar tarafındayım. Ne yazık ki düşük risk vs. kabul edilebilir kar marjı için opsiyonlara baktığımda birkaç aydır anlamlı işler çıkmıyor. Kısa vadede alınacak spot pozisyonlar ise biraz riskli. O nedenle parite tarafında izlemede kalmak daha doğru gibi duruyor.