Sabah Notları - 090426


‍ ‍

Barış beklentisi piyasaya bahar havası getirirken tekrarlanan saldırılar piyasalar için soru işaretlerinin bitmediğini gösterdi. Başından beri iç ve dış siyaset açısından Trump hükümetinin çok hassas bir zaman çizgisi üzerinde hareket ettiğini ve en kısa sürede ‘’başarılı’’ gösterilebilecek bir sonuçla savaşı bitirmesi gerektiğini konuşuyoruz. Ama görünen o ki karşılıklı görüşmelerde tarafların hiç birisi karşı tarafa pabuç bırakmayacak. Şimdi Lübnan önemli bir ‘’click’’ haline geldi. İran, Lübnan’ın İsrail’in pençesinden kurtulması için bastıracak, ABD ise buna yanaşmayacaktır. Barışa giden yol gerçekten pürüzlerle dolu ve bitiş çizgisine ulaşmak son derece zor – hatta ulaşıldığında herkes barış yoluna girildiğinden daha fazla yaralı olacak gibi duruyor.

‍ ‍

Piyasalar ise bu durumu çekinceyle karşıladı. Bu sabah Asya endekslerindeki satışa rağmen dünkü pozitif düşüncelerimi koruyorum. Piyasa hala endeksleri almak istiyor ve bu yöndeki gelişmeleri güçlü fiyatlayacaktır. Ters yöndeki hareketler ise tamamen momentumun nasıl gelişeceğine bağlı olarak yüzeysel kalacak veya derinleşecektir. Yine de piyasanın eller farede, sat tuşuna basmak için beklediğini unutmamak gerekir. Nitekim dün füzelerin ateşlenmesinden sonra İran Parlamentosu sözcüsü daha yolun başında anlaşma için öne sürülen koşullardan 3’ünün ihlal edildiğini söyledi ve MSCI Asya Pasific endeksi bu sabah %1’e yakın düştü.

‍ ‍

Dün seans öncesi bahsettiğim hisse grupları gerçekten fiyatlamada lider olarak çalıştılar; nakit yakanlar hariç. Bu, daha önce pek rastlamadığımız bir durum. Ama karşılık olarak mega cap, büyüme ve en fazla shortlanan hisseler endeksi yendiler ki beklen bir sonuçtu. Sektörel ayrımda ise sanayi ve iletişim ilk 2 sırayı aldı. Bilişim hisseleri de günü güçlü tamamlayanların arasındaydı. Ama burada da içinde Palantir’in de bulunduğu yazılım hizmetleri hisseleri olumlu havaya rağmen günü ekside kapadılar. Yazılımcılar hala piyasada güvenilen hisseler değil, bir süre daha bu gruptan uzak durmakta fayda olur. Diğer yandan dün seans öncesi paylaştığım notta adı geçen Autodesk, Akamai, Palo Alto, Crowdstrike gibi hisseler bu grupta yükselişe liderlik edenler oldular. Ek olarak, sanayi hisseleri arasında bulunan savunma hisseleri de barışa rağmen en çok yükselen S&P 500 hisseleri arasındaydı. Barış nedeniyle bu hisselerde geri çekilme olursa uzun dönemli portföylerde taşımak için fırsat olarak düşünmek gerekir. Çünkü bu alana yapılan yatırımlar son 2 senede çok ciddi boyutlara geldi, öyle ki ülkelerin bütçelerini zorlar hale geldi. Yüksek teknolojiyle birlikte savunma sanayii potansiyel bir ekonomik büyüme motoru olarak öne çıkıyor.

‍ ‍

Genel olarak aksaklıklara rağmen ABD hisse endeksleri için pozitif kalmaya devam ediyorum. Bu anlamda https://youtu.be/_VmhcoEr1mk?si=w6dTVXU4GPfbDg86 linkinde paylaştığım görsellerde de dediğim gibi SPX endeksi için yukarı yönlü beklentimi koruyorum.

‍ ‍

Yukarıda da görüleceği üzere 6715/20 bölgesi ilk olası hedefti ve orayı bir boşlukla geçti – geri gelip tekrar boşluğu dolduracaktır. Ama şimdi gözler yukarıda ve ikinci hedef olan 6820/30 aralığı var. Geldiğimiz seviyenin teknik açıdan önemini görmek için aşağıdaki grafiğe göz atmak gerek. 100 ve 50 günlük hareketli ortalamaların kesiştiği fiyat bölgesindeyiz. Burayı aştığında hareketin devamını görme ihtimalimiz artacaktır.

Olan bitenin göbeğinde oturan bir başka kıymet sınıfı da petrol. Bu işin sonunda barış olma ihtimali oldukça yüksek, koşulları zorlu da olsa. Bu beklentiye dayanarak yükselişlerde petrolü satmak gerektiği yönündeki düşüncemi tekrarlayayım. Ancak bu kadar volatil bir kıymette vadeli kontratlarla işlem yapmak oldukça riskli. Çünkü standart bir günde çok rahatlıkla $5 tek yönlü marj yapabiliyor son günlerde. Bu yüzden vol primlerindeki artıla rağmen opsiyonlarla pozisyonlanmak daha doğru olabilir. Teknik açıdan ise dün WTI Mayıs kontratı $92 bölgesindeyken 99/101 bölgesi yeniden satış koridoru olur demiştim. Şimdilik oraya gelmedi ve gelmeden de bir trade e girmek istemem. Biraz daha sabırla takip etmek gerek.

Kıymetli metallerin artık bir makro trade’e dönüştüğü yönündeki düşüncemin doğruluğunu savunuyorum. Ama sanırım son günlerde daha çok para akışı ile daha çok ilgili. Ne zaman işler düzelir gibi oluyor ve para riskli yatırımlara akıyor, o zaman altın ve gümüş de gidiyor. Ne zaman riskler artıyor ve piyasa defansa çekiliyor, o zaman altını satıyorlar. Normal bir durum değil ve sürdürülemez – en azından bu tür kısa vadeli fon akımları açısından. Normalde para arzı yüksekken altın gider tabi ki. Oyunun kuralı buysa ve oyunu oynayacaksak kuralına göre oynamalı. Bu yüzden iyimserlikte altın ve gümüşü almalı, işler sıkıştığında satmalı. Uzun dönem için ise, derin satışlarda pozisyon almalı. Geçtiğimiz günlerde bu düşünceyle topladığım altın longları call opsiyonlarıyla coverlamak iyi bir fikir gibi gözüküyor. Ancak eğer vadeli kontrat fiyatı itibarıyla $5,000’ın üzerine çıkarsa direkt olarak kar almayı daha doğru bulurum çünkü bu ralli ‘’O’’ ralli olmayabilir. Sonuçta faiz bir süre daha yüksek kalacak gibi ve bu da altının yukarı çıkışını daha da zorlaştıracaktır.

2024’e kadar mükemmel bir korelasyonla çalışan altın vs. ABD 10Y başabaş getirisi ilişkisi faizin dalgalanmaya başlamasıyla birlikte önemli ölçüde bozulmuştu. Ama 2026 başından bu yana yeniden birlikte oynamaya başladılar. Görünen o ki altın rallisi şimdilik enflasyon vs. faiz sarmalıyla desteklenmiyor. O yüzden rallileri satıp, aşağıdan yeniden almak amacı güdülebilir.

Previous
Previous

Sabah Notları - 100426

Next
Next

Sabah Notları - 090426