Sabah Notları - 010426
Fiyatlamalara bakarsak durum bu sefer ciddi, Trump bu sefer söylediğini yapacak ve savaştan geri çekilecek. Bu, herkesin hayrına olur. Doğal olarak bahar havası herkese cesaret verdi ve bütün riskli varlıklara alış geliyor. Rahmetli babamla eskiden tavla oynarken hep söylediği bir söz vardı; ‘’varken oynayacaksın’’. Bu nedenle alıcılar gelmişken özel kredi, resesyon/stagflasyon, enflasyon konularını kenara bırakıp alışa katılmak en doğrusu. Piyasalar muhtemelen iyi olacaktır, ta ki iyi olmayana dek. O yüzden giderken hisse trenine binmek en doğrusu ama uyanık olmak ve ürkek bir ceylan gibi, tehlikeyi sezince hızlı kaçmak gerek. O timsahın ağzına düşmemeli.
Hatırlarsanız size 4 quadrantta sektörlerin durumlarını iletmiştim ve o görselde telekomünikasyon, bilişim ve keyfi tüketim en fazla dayak yiyen, kimsenin istemediği sektörlerdi. Dün ise aşağıda göreceğiniz üzere aynı sektörler en çok alınanlar oldu. Mantığı çok kolay, en çok ucuzlayanları almak. En sağ kolonda görülen % büyüklükler o sektörde yükselen hisselerin toplam sektör içindeki yüzdesi oluyor. Yani info tech hisselerinin %93’ü dün yükselmiş. Buradan en çok tercih edilenleri görebiliriz.
Tabi ki savaş bitecekmiş gibi olunca enerji endeksini oluşturan petrol ve gaz hisseleri hemen kar realizasyonuna konu oldu. Sanırım XLE, VDE, XOP, OIH gibi petrol hisselerinden oluşan etf’lerde aşağı yönlü opsiyon stratejileri tercih edilebilir. Aynı şekilde WTI petrol vadelisinde veya USO etf’inde de benzer şekilde bearish pozisyonlanmalar tercih edilebilir.
Bu arada savaş nedeniyle iş yapamaz hale gelen tankerlerin sahibi olan firmalar, eğer savaş gerçekten biterse kısa zamanda yeniden ve bu sefer daha büyük hacimlerle çalışmaya başlayacaklar. Bu yüzden INSW, DHT, TNK, NAT, STNG gibi tanker hisselerinde long olunabilir. Ama henüz hiçbir şey normale dönmedi ve normalleşme yolunda sorun çıkarabilecek bir sürü unsur var. Bu yüzden ben olsam tanker hisselerinde ya ufak pozisyonlar tercih ederdim ya da sınırlı risk ile çalışabileceğim bullish opsiyonlar tercih ederdim.
Spesifik fikirlerden ayrılıp genel borsa yorumu yapmak da istiyorum ama önemli bulduğum bir başka durum var. Daha önce de paylaşmıştım, son 2 senedir hisseler gelen satışların ardından tekrar risk iştahı geliştiğinde % olarak en fazla yükselenler hemen her zaman nakit yakan, para kazanmayan, benim kalitesiz bilançolu dediğim zero profit hisseler oldu. Bu sefer durum farklı mı? sanmıyorum. Aşağıda durumu daha rahat görebilmeniz için bir görsel bulacaksınız. Burada zero profit hisselerinin zaten en fazla satılan grup olduğu görülüyor. Muhtemelen bu hisseler ömrü çok uzun olur mu bilmiyorum ama bu ralli de de güçlü alıcı bulacaklardır. Riskli mi? Kesinlikle! Ama ne derler bilirsiniz; ‘’ne kadar ekmek, o kadar köfte’’ ya da ‘’ no pain, no gain’’. Bence bir süre daha geçen haftalarda hunharca satılan tech ler ve zero profit hisselere anlamlı para girişleri olacak.
Aşağıdaki grafikle ilgili bir bilgilendirme daha yapmalıyım. Bu grafik Nisan 2025’te endekslerin dip yaptığı zamandan bu yana olan hareketleri % hareket olarak normalize edildi. Yani o sırada herkesin fiyatını başlangıç alarak bu güne kadarki fiyat değişimleri o güne göre % olarak gösteriyor.
Anlaşılacağı üzere, rotasyon falan filan diye konuşuyorduk geçen haftalarda ama defansif hisselerdeki yükseliş oldukça sınırlı kaldı. Yine de son kırmızı çizgiden itibaren bakarsanız herkes düşerken en alttaki sarı çizgi yükselmiş. İşte bu da uyanık bir yöneticinin portföyünde alfayı nasıl yakalayacağının göstergesi. Ben yapmış mıydım? Az da olsa evet çünkü son hafta iş yapmadım ama onden önceki 2 hafta pozisyon küçültmüş ve az da olsa utility hissesi almıştım. Şimdi onları verip tech falan filan alma zamanı.
Piyasa için çok önemli olan bir başka gösterge ise artık hepimizin tanıdığı bu görselde. Hatırlayacağınız özere US 10Y faizini bu grafikte izliyorum. Mart başında, savaşla birlikte aşırılığa varan bir tepki veren faiz piyasası kokuyu önceden alıp Trump’ın açıklamasından 2 gün önce zaten sattığı tahvilleri geri alarak işe başlamıştı. Böylece faiz geri gelmeye başlamıştı. Doğrusunu isterseniz bu hareketin faizi yeniden %3.90’a getirebileceğini çok düşünmüyorum. Sonuçta yükselmesi beklenen bir enflasyon var – Powell tersini söylese de. Ama yine de varken oynamak lazım. Bu anlamda tahvil vadelilerinde veya TLT ve IEF etf’lerinde call spreadleri çalışılabilir.
Petrol ve türevleri gibi enerji piyasası kaçınılmaz olarak haberler karşısında aşağı devam edecektir. Ama daha önce dediğim gibi, arada bir çok pürüz çıkacak ve yukarı savrulmalar olacaktır. Bunların hepsi büyük ihtimalle sadece daha çok satmak için fırsat. Ama arada küçük yatırımcıyı çarpmak için savrulmaların boyu veya süresi büyük olabilir. O yüzden her durumda pozisyon büyüklüğü en büyük silah olarak trader ın elinde olmalı.
Altın ve gümüş için geçen hafta bullish beklentiye geçmiştim. Bu çerçevede geçtiğimiz hafta vadesi dolan opsiyonlardan gelen altın long pozisyonları tutmaya devam edeceğim. Eğer elimde pozisyon olmasaydı agresif put satışları çalışabilirdim. Bu ne demek? Vadeli kontratın 4755 olduğu bir ortamda örneğin gelecek hafta bitecek opsiyonlarda 4650 ve aşağısında doğru $100’er arayla satışları yazardım. Böylece dayanak varlığın fiyatındaki geri çekilmelerde opsiyon emirlerim çalışır, prim toplar ve aşağı devam ederse pozisyon almaya hazır hale gelirdim. Ancak burada dikkat edilmesi gerek en önemli konu yine pozisyon büyüklüğünde elimizi korkak alıştırmak. Evet, yazım hatası yok, genelin aksine elimizi korkak tutmalıyız. Aklınıza hep şu geldin; su birikintisinden su içen o antilop sahnesini hatırlayın. 1 yudum içip 30 saniye etrafa bakar, aslan, sırtlan geliyor mu diye. Suyun içinden çıkacak timsahı zaten göremiyoruz o yüzden pozisyonlar küçük, acelemiz yok. Zaten altın ve gümüş etfleri için örnek bullish opsiyon stratejisini daha önce yazmıştım.