Sabah Notları - 26 Mart 2026
Kapsamı tam olarak bilinmeyen, hatta varlığına bile emin olamadığımız, barış anlaşması teklifleri havalarda uçuşuyor ama sonuçta elle tutulur bir arpa boyu ilerleme dahi bizlere yansımıyor. Trump’ın açıklamaları genel olarak Tahran’ın bir anlaşma için can attığı yönünde ama İran teklifin bile kendilerinden gitmediğini söylüyor. Bir taraf değilim ama nedense sanki İran’ı biraz daha samimi buluyorum. Aslında şöyle desem daha doğru olur; Trump’ın söylediklerinin gerçeği yansıtmadığını düşünüyorum.
Dünyayı ve O’nun açısından daha önemlisi ABD ekonomisini getirdiği yer itibarıyla ve onay oranının en düşük seviyesine düşmesi nedeniyle öyle ya da böyle bir barış anlaşması/ateşkes için sanırım gerçek anlamda can atan Trump’ın kendisi gibime geliyor. Ama ne yazık ki söylediklerinin gerçekliği sadece benim tarafımdan değil, bütün dünya tarafından sorgulanıyor olsa gerek, varlık fiyatları müjdeyi oldukça kısa bir süre ve seçili varlık sınıflarında fiyatladı.
Çünkü dönüp baktığınızda dün, gün içinde de paylaştığım üzere tarafların talepleri karşı tarafında hiçbir şart altında kabul etmeyecekleri istekler. Bu yüzden benim düşünceme göre bu günkü koşullarıyla bir barış anlaşması olamayacak. Ama şöyle bir durum olabilir; Trump bir süre sonra güçleri geri çeker ve düşmanı bitirdiklerini söyleyerek zafer ilan eder. İran ise düşmanı püskürttüklerini söyleyerek savaşı kazandıklarını ilan eder. İsrail’in ne yapacağı belli olmaz ama ABD olmadan bu savaşı başlatamayacağı gibi devam da ettiremeyeceğini değerlendiriyorum. Böylece savaş sönümlenerek biter. Ama bundan sonrası büyük bir kaos olur. Çünkü bu sabahki yazılarda İran’ın Hürmüz geçişlerinde gemilerin para ödemesini düzenleyen bir kanun için çalıştığı haberlerini okuyorum. Bunu uygulamaya geçirmesine hem Körfez ülkeleri hem de diğer ülkeler izin vermek istemeyeceklerdir. Alın size başka bir anlaşmazlık.
Sonuçta hala hisse senedi piyasası için olumlu bir ortam göremiyorum. SPY ve QQQ da opsiyonlara bakıyorum, buranın hala düşüş için hazırlandığına dair bir görüntü var. Put/call rasyosu hala call lar lehine artış yönünde ancak daha önce de bahsettiğim üzere bunu bullish bir sinyal olarak okumamak gerekir. Çünkü zannedildiği gibi piyasa yükselen piyasada call alıp düşen piyasada da put almıyor, bilakis tam tersi düşen piyasada call lar artarak rasyo aşağı getiriyor. Ne zaman ki piyasa yukarı dönüyor, o zaman fiyata göre piyasa aldığı call ların yerine putlar alarak hedge yapıyor. Bu piyasa davranışına bakarsak hala yukarı dönüş için güçlü bir eğilim var diyemeyiz. Diğer yandan hisse piyasasında ayın başından bu yana, yani aslında savaşın başlamasından bu yana içinde Dow INC., Linde, Dupont, gübre şirketleri ve daha bir sürü şirket bulunan emtia/kimyasallar endeksi en güçlü getiriyi elde etti. Bunun sebebini hepimiz biliyoruz, savaş devam ettikçe, hatta bana kalırsa bu haliyle bitse bile bahsi geçen şirketlerin iyi performansı devam edebilir.
Negatif tarafta ise dikkatimi çekenler arasında süreci satıcılı geçirmesine rağmen en az satış görenler arasında bulunan yarı iletkenler var. Buradan net çıkarımım hayat düzeldiğinde yarı iletkenler yine herkesten daha iyi gidecek. Hatta aşağıda görüleceği üzere yarı iletkenler etf i olan SOXX hissesine olan para giriş/çıkışı son haftalarda ufak kırmızılarla renklense bile yeniden yeşile dönmüş durumda. Savaşın en kızıştığı zamanda bile devam eden bir çıkış olmamış, çünkü tema çok güçlü. O yüzden hayat düzeldiğinde buraya para girişi artacaktır.
Bu gruptaki hisselerden ARM dün %16.37’lik yükselişle öne çıktı. Çünkü normalde başkalarının çiplerini dizayn eden şirket bundan sonra kendi çiplerini de satma kararı aldı. Bu kararın beklenen ekonomik sonucu ekstradan $15 milyar gelir beklentisi olunca, doğal olarak hisseyi aldılar. Ama yarı iletkenlerin diğer isimlerinden AMD, INTC, MRVL, NVDA gibi isimler de geri kalmadılar. Zaten bu kıymetlerde artış olduğunda genellikle birlikte hareket ediyorlar. Hazır piyasada iyimserlik rüzgarları eserken bu hisselerle hareket edilebilir. Ama unutmamak lazım, satışlara karşı bunlar da bağışıklık kazanmış değiller, sadece hafif atlatıyorlar.
Bir Bloomie haberine göre BlackRock CEO piyasanın savaş risklerini biraz küçümsüyor. Bu düşünce başından beri savunduğum bir görüş, biliyorsunuz. Petrol’ün $150’a gidebileceğini değerlendirmiş. İşin aslı, oraya giderse tabi semptomlar daha ağır olacaktır ama zaten ortada bir hasar var ve süre uzadıkça, petrol/gaz daha yukarı tırmandıkça hasar devam edecektir. Bu dönemde portföy oluştururken kötü senaryoya göre davranmak daha akıllıca olacaktır. Bu noktada paragrafı bitirmeden bir not daha düşeyim; Trump’ın danışmanlarının $200’lık petrol fiyatının ekonomiye etkileri üzerinde çalıştıklarına dair haberler de var.
Bir başka önemli konu ise private credit konusu. Ne yazık ki bu konu henüz bitmiş değil hatta buzun altından akan bir nehir gibi, biz görmesek de orada bir sürü iş oluyor. Dün kontrol ettiğimde neredeyse bildiğimiz bütün Amerikan bankalarının CDS’leri yükselmeye devam ediyordu. Hatta aşağıdaki görsele bakarsak olayın sadece Amerikan bankalarıyla sınırlı olmadığını da görürüz. Yeşil ile işaretlediğim kolonun bize söylediğine göre bankaların CDS’leri son 1 aylık ortalama değerlerinin oldukça üzerinde. Bunu 3 aylık ortalamayla karşılaştırsak bile ciddi anlamda yüksek CDS’ler görüyorum. Sanırım bu konu bir noktada önemli bir fiyatlama görecek. O yüzden bankacılık ve mortgage hisselerini şimdilik hiç tercih etmemek iyi olabilir.
Kıymetli metallerde önemli bir dibi görmüş olabiliriz. Çok güçlü bir spekülasyon değil ama ekonomik bozulmanın ve hatta bu private credit konusunun fiyatlanması halinde altın ve gümüş yatırımcısı çok mutlu olacaktır. Hatta madencilik hisseleri şimdiden başlamış olabilir. Nitekim aşağıdaki görselde GDX/altın rasyosunu görüyorsunuz – siyah çizgi. Sıklıkla bu rasyo önemli dönüşlerde öncülük yapar çünkü piyasa altından önce madencilik hisselerinde harekete başlar. Bu da gerek satışta, gerek alışta rasyonun hareket yönüne yeltenmesine neden olur.
Aşağıda görüleceği üzere siyah çizgi net bir şekilde yukarı döndü. Hisse endeksleri kırılmadıkça dalgalı seyir ile yukarı gideceğini düşünüyorum. Zaten bir süredir altın hisselerini yakından takip edip ufak ufak pozisyon ekliyordum, bu nedenle de hareketi rasyoya bakmadan fark etme şansım olmuştu. Rasyo da görüşümü teyit ediyor. Bu çerçevede yukarıda bahsettiğim hisse gruplarına ek olarak portföylerde altın ve gümüş madencileri alokasyonları yapılabileceğini değerlendiriyorum. Ek olarak altın vadelileri üzerine yazılı opsiyonlarda prim toplamak amacıyla deep OTM diyebileceğimiz put satışları ilgi çekici olabilir. Ama altının teminatının artık oldukça yüksek olması nedeniyle vadeli opsiyonları yerine hisse opsiyonları tercih edilebilir.