Sabah Notları - 130326


S&P 500 enerji endeksi en son bahsettiğimden bu yana bazı önemli hareketlere konu oluyor, ama merak etmeyin ‘’ben bildim’’ diyemeyeceğim 😊. Çünkü yukarı yönlü hareketlerin sınırlanabileceği yönündeki düşüncemi paylaşmamın 2 gün ardından yeni yüksek yaptı. Ama zaten tepeleri ve dipleri bulmaya çalışmıyoruz diyerek kendimi avutayım. İşin şakası bir yana, savaşın başlamasından da önce enerji ekipman ve hizmetleri alt grubu hızlıca düşmeye başlamıştı. Dün ise bu alt endeks %6’ya yakın düştü. Oysa enerji endeksinin kendisi neredeyse %1 yükseldi.  Alt endeksin satışının arkasında UBS’in raporunda paylaştığı üzere daha çok offshore tesis sahibi olan bu şirketlerin tesislerinin çalışamaz hale gelmesi yatıyor. Ama iyimser bir bakış açısıyla savaş bittiğinde, hisse fiyatı düşmüş ve F/K oranı normalleşmiş olan, yeniden tam kapasite ile çalışmaya başlayacak bu şirketler hisse portföyleri için iyi birer aday olacaklar. Enerji ekipman ve hizmetler alt grubunda SLB, Baker Hughes ve Halliburton var.

Aşağıda her iki endeksin seyrini görebilirsiniz.

Private credit konusuna yeniden değinecek olursak Morgan Stanley de kervana katıldı ve bu konuya odaklanan fonundan para çekimlerini sınırladı. Dün çıkan bu haberi görünce hemen CDS’ine baktım ve düştüğünü gördüm. 1 ay önce yükselen CDS’ler artık düşüyor. Geçen hafta Jamie Dimon bazı rakiplerinin çok tehlikeli sularda yüzdüklerini söylemişti. Açıkçası o zaman ‘’acaba neden böyle söylüyor?’’ diye düşünmüştüm. Sanırım cevabı bu! Çünkü aslında risk fiyatlaması 1 ay önce olmuş bitmiş ve büyük ihtimalle sektördekiler durumu önceden görebildikleri için hedge lerini çoktan yapmışlardı. Hala sistemik bir risk görünmüyor ama bence çok mide bulandırıcı ve her an ciddi bir krize dönüşebilir. Evet tahvil spreadi bir şey fiyatlamıyor ve banka CDS’leri düştü ama piyasadaki huzursuzluğun bir nedeninin bu olduğuna kendi çapımda eminim.

Endekslerdeki baskının bir başka nedeni ise artık papağan gibi kendimi tekrar ettiğim ABD makrosunun bozulmaya başlaması. En son gelen enflasyon beklendiği gibiydi. Hatta aynı zamanda öncekiyle aynıydı. Yani sürpriz yoktu ama en başta tahvil piyasası, sonra endeksler ve parite yüksek enflasyon fiyatlamasına girdi. Burası episode.1. Buraya biraz daha devam edelim. Sürpriz yoksa aslında yeni bir fiyatlamaya da gerek yoktur, öyle değil mi? Aslında duruma göre değişir. Bazen bu doğrudur, bazen de şimdi olduğu gibi doğru değildir. Çünkü piyasa enflasyonun yükselmediğini görmek istiyordu. Ama veriler önceki ayla aynı oranda yükseldiğini söyledi. Piyasa da istediğini bulamayınca misketlerini alıp gitti.

Gelelim episode.2’ye… Sith’in dönüşü… daha önce de bahsettiğim stagflasyon hikayesini bu sabah daha fazla okuyorum. Birkaç kez kendi yazdıklarımı da okusam sanırım stagflasyonun geleceğine kesin inanacağım. Neyse ki daha orada olmadığımızı görebiliyorum. Göremediğim ise piyasanın bu gelişmeyi ne oranda fiyatlayacağı. Şimdilik sadece savaş nedeniyle tedarik zinciri kaynaklı endişeler ve enflasyon fiyatlanıyor gibime geliyor. Ama büyümenin yavaşlayacağı çok fazla masada değil gibi.

Bazı günler iyimserlikle, özellikle kalitesi bilançolu büyüme şirketlerini alıyorlar ama son günlerde genellikle karamsarlık hakim. Bir süredir hisselerdeki opsiyon spreadlerimi daha fazla risk korumacı olarak düzenliyordum. Ama bu hafta iyi günlerde hisseleri azaltmaya ve biraz kar almaya başladım. Çünkü sürecin hangi yola gireceğini görmek kolay değil ve benim en çok güvendiğim makro da bozulmaya başladı.

Gelelim altın ve gümüşe. Neden gitmiyor? 

‍ ‍

Kendimi tekrarlamaktan sıkıldım, aslında ana tema aynı, sadece evirip çevirip başka perspektiften bakıyorum ve yeni bir açı fark ediyorum. Fazla uzatmayayım, merkez bankaları artık almıyor. Hatta grafikten anlayacağınız gibi 2025 te en fazla alan Kazakistan MB’si Ocak 26 da satmış bile. Olayın dramatikliğini sayılarla şöyle özetleyeyim; 2025 senesi boyunca MB lerin toplamında aylık ortalama altın alışı 27 ton olmuş. Ocak 2026 da ise 5 ton. Şubat ve Mart’ta da almadıklarına eminim.

Daha önce bahsetmiştim, balinalar gelmeden bu mal gitmeyecek. Balinalar şimdi gelmiyorlar, gidenleri bile var. Altın fonlarını yöneten ve geçen sene kendisini dünyanın en iyi fon yöneticisi olarak gören arkadaşlarımızın acaba bu durumdan haberi var mı?

‍ ‍

Previous
Previous

Sabah Notları - 26 Mart 2026

Next
Next

Sabah Notları - 110326