Sabah Notları - 160626
Bu sabah BoJ faizi 25 bps artırarak 19955’ten bu yana en yüksek seviye olan %1’e getirdi ki zaten tam olarak beklenne ve fiyatlanan bir durumdu. Ayrıca para politikasındaki normalleşmenin devam edeceğini de bildirdi. Buna ek olarak tahvil alış miktarında değişiklik yapmayacağını, aylık $12.5 milyar karşılığı Yen olarak alımları sabir tutacağını açıkladı. Tahvil piyasası beklendiği üzere faizi yukarı ittirerek tepki verirken JPY paritelerinde çok nemli bir yönsel hareket olmadı. Büyük ihtimalleburada gerçekleşecek hareket Fed’i bekliyor. Nikkei endeksi ise dünkü güçlü rallinin ardından önemli bir atılım yapmasa da yukarıyı zorladı ve 7000 seviyesini test etti. Japonya tarihi bir politika değişikliğinde bir adım daha ilerledi ama piyasalar nispeten tepkisiz kaldılar. Eğer Fed anlamlı bir açıklama yapmazsa Yen boğalarının beklediği hareket BoJ’un piyasa müdahalelerine kaldı.
USDJPY ikilisinde çizilebilecek 1 senelik eğilim çizgilerinin hala pozitif eğimli olması henüz kararlı bir aşağı hareketin fiyatlara girmediğini gösteriyor. Alttaki indikatörler ise bir süredir aşağı yönlü çalışıyor ama fiyatta bunun karşılığı yok.
Sanırım yapılacak iyi işlerden birisi JPYUSD vadelilerinde yaz sonu vadelerde veya sonbahar vadelerde call spreadleri almak ve aşağıdan putlar satmak. Ancak agresif pozisyonlanma yapmamalı. Zamanların birisinde burada JPY lehine bir hareket başlayacak ama bunu başından yakalamak pek zor. O nedenle hazırda açık opsiyon pozisyonları tutmak makul bir fikir, faka hem çok sermaye aloke etmemek gerek, hem de büyük pozisyon açmamak gerek.
Hepimizin bildiği üzere petrol şu anda enflasyon tahminindeki en güçlü faktör ve petrol fiyatına göre senaryo analizleri havalarda uçuşuyor. Bildiğimiz şey ise şu; petrol düşerse enflasyon düşer. Gerisi analistlerin kişisel görüşleri. Bloomberg terminalinde ise BBG’nin kendi analistlerinin çalışmasından bir parçayı GPT çevirisi ile aktarıyorum:
‘’Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayacak kalıcı bir ABD-İran anlaşması, küresel enflasyonu düşürürken ekonomik büyümeyi destekleyecektir.
Eğer anlaşma kalıcı olur ve Brent petrol fiyatı savaş öncesi seviyelere yakın olan varil başına 70 dolara gerilerse, yeni Global SHOK modelimiz, ABD, İngiltere, Euro Bölgesi, Japonya ve Çin'in 0,3 ila 0,4 puanlık dezenflasyonist bir şok yaşayacağını göstermektedir. Yani bu ekonomilerde enflasyon beklentilerden yaklaşık 0,3-0,4 puan daha düşük gerçekleşecektir.
Bu ekonomilerin çoğunda aynı zamanda 0,1 ila 0,2 puan arasında pozitif bir büyüme etkisi oluşması beklenmektedir.
ABD ise bu durumdan nispeten daha az fayda sağlayacaktır. Bunun nedeni, savaş sırasında yüksek enerji fiyatlarının ABD ekonomisini diğer ülkelere kıyasla daha az olumsuz etkilemiş olmasıdır; çünkü ABD önemli bir enerji üreticisidir ve yüksek petrol fiyatları ekonomik faaliyet üzerinde kısmen dengeleyici bir etki yaratmıştır.
Petrol fiyatları son dönemde görülen yaklaşık 118 dolar seviyesindeki zirveden 83 dolar civarına kadar gerilemiştir.
Ancak ateşkes hâlâ kırılgan durumdadır ve nihai bir anlaşmanın sağlanacağı garanti değildir.
Eğer anlaşma tamamlanır ve başarıyla uygulanırsa, petrol fiyatlarının 70-75 dolar bandına kadar gerilemesi mümkün olabilir.’’
Bu düşünceye göre Warsh’un faizi düşürmesi için çok da zor bir oortam yok, anlaşmadan sonra bölgede jeopolitik istikrarın sağlanması halinde petrol fiyatı %10 kadar düşer ve o bölgede sabitlenebilirse enflasyonun düşmesi sağlanabilir böylece faiz indirimi için kapı ardına kadar açılmış olabilir. Warsh bakalım bu konuyu bir koz olarak kullanacak mı?
Faiz konusu bir kenara dursun, dünyanın sevgilisi altın ile ilgili harika bir not elime geçti. Önemli kısmını aşağıda GPT çevirisi ile paylaşıyorum:
2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri (CBGR) Araştırması
2026 yılı Merkez Bankaları Altın Rezervleri (CBGR) araştırması, 5 Şubat ile 19 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi. Katılımcıların büyük kısmı anketi Orta Doğu'daki çatışmalar başladıktan sonra doldurduğu için, bu yılki araştırma merkez bankalarının devam eden jeopolitik belirsizlikler ışığında altına nasıl baktıklarına dair önemli bilgiler içeriyor.
Önceki yıllardaki araştırmalara benzer şekilde, merkez bankaları altına yönelik olumlu beklentilerini koruyor. Katılımcıların ezici çoğunluğu (%89), küresel merkez bankası altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ay içinde artacağını düşünüyor.
Bu yıl rekor seviyede bir oran olan %45'lik kesim, kendi kurumlarının altın rezervlerini de aynı dönemde artıracağını belirtti. Geri kalanların büyük bölümü rezervlerinde değişiklik beklemezken, yalnızca %1'i altın rezervlerinin azalacağını öngörüyor.
Merkez bankalarının altın tutmasının başlıca nedenleri arasında:
Kriz dönemlerinde altının güçlü performans göstermesi,
Portföy çeşitlendirmesi sağlaması,
Enflasyona karşı koruma sunması
yer alıyor.
Buna ek olarak:
Jeopolitik risklere karşı koruma sağlaması,
Rezerv çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olması
da altın tahsisatlarını artırma gerekçeleri arasında öne çıkıyor.
Katılımcıların çoğunluğu (%74), önümüzdeki beş yıl içinde küresel rezervler içerisindeki ABD doları payının orta düzeyde veya belirgin şekilde azalacağını düşünüyor.
Buna karşılık katılımcılar:
Euro'nun,
Çin yuanının (Renminbi)
küresel rezervlerdeki paylarının büyük ölçüde değişmeden kalacağını öngörüyor. Ancak altının rezervlerdeki payının artması bekleniyor.
Bu yılki ankette merkez bankalarına yeni altın alımlarını nasıl finanse edecekleri de soruldu:
%50'si, yerel para birimi kullanılarak yapılan yurtiçi alım programlarıyla,
%38'i, mevcut rezerv varlıklarının bir kısmını satarak
altın alımı gerçekleştireceğini belirtti.’’
Tabi ki merkez bankacıların da fikirleri değişebilir ama büyük bir gemi gibi düşünün; yön değiştirmek oldukça zahmetli ve prosedürel bir iş ve bunu çok gerekmedikçe yapmak istemezsiniz. Bu nedenle yukarıda bahsi geçen görüşün değişeceğini pek sanmıyorum. Bu durumda altını trade etmek değil, edinmek gerekir. Ama bunun için zaman çok ve birçok fırsat ele geçecektir. Yani acele etmeden, sadece düşüşlerde yakın opsiyon satarak hem prim toplanabileceğini hem de pozisyon alınabileceğini değerlendiriyorum. Buradaki temel enstrüman olarak GLD ve GDX hisselerini görüyorum. Eğer işler ters gider de hisse senedi piyasası darbe alacak olursa GDX bazı riskler içerebilir.
Bugün ve yarın için hisse senedi piyasalarında önemli bir hareketlilik beklememek doğru olur. Nitekim STOXX 600 endeksi bu sabah yukarı denemeler yapsa bile aslında yatay açıldı. Dax, CAC 40 gibi önemli Avrupa endeksleri de aynı şekilde yatay devam ediyor ve dünkü yüksek açılışının altında işlem görüyor, keza ABD vadelileri.
Yarın ABD’de perakende satışlar verisi açıklanacak. Enflasyon için öncü gösterge olarak düşünülebileceği için önemli bir veri olacaktır ama Fed toplantısının son gününde olduğu için çok büyük bir sürpriz olmadığı sürece yönsel bir harekete neden olmayacaktır. Bu anlamda muhtemelen Fed toplantısına kadar nispeten yatay piyasa koşulları göreceğiz.